Hollandanın, Bakan Fatma Betül Sayan Kayayı istenmeyen kişi ilan etmesiyle gerilen Türkiye-Hollanda ilişkilerin yara alması her iki ülke iş dünyasını da olumsuz etkileyecek.
info@karadenizekonomi.com / 14.03.2017
Yaklaşık 400 yıllık siyasi ilişki geçmişimizin bulunduğu Hollanda ile başlayan siyasi gerilimde tansiyon düşmez ve gerginlik ekonomik ilişkilere sıçrarsa, bu tartışmalardan en çok reel sektör etkilenecek.
Türk şirketlerinin en fazla yatırım yaptığı ülkeler arasında birinci sırada. Türk şirketlerinin Hollanda yatırımları 12.5 milyar dolar civarında. Hollanda Türkiyeye gelen doğrudan yatırımlarda da ilk sıralarda yer alıyor. Türkiyede son 12 yılda 21 milyar dolarlık Hollanda yatırımı oldu. Türkiyede 2 bin 711 Hollandalı şirket var. Türkiye, ihracatının yüzde 2.5ini Hollandaya yapıyor. Bu ülkeden yaptığı ithalatın, genel ithalatı içindeki payı da yüzde 1.5 seviyesinde.
İş dünyası bir an önce 'normalleşme' istiyor
Hollandanın, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlunun uçağına iniş izni vermemesiyle patlayan siyasi gerginlik tırmanma eğilimi gösteriyor.
Bu gerginliğin siyaset alanında ekonomik alana kayması riski de var. Rusya ile krizin seyri hatırlatılarak, Hollanda Türkiye ilişkilerindeki gerginliğin de benzer bir seyir göstermesi halinde iki ülke ekonomisinin de etkileneceği ifade ediliyor. DEİK Türk Hollanda İş Konseyi Başkanı Murat Özyeğin ise krizin diplomasiyle çözülerek bir an önce normalleşmeye geçilmesini istedi.
Türk yatırımları 12.5 milyar doları buluyor
TÜİK, Hazine ve Merkez Bankası (MB) verilerine göre, Hollanda uluslararası doğrudan yatırım analizlerde hem Türkiyenin en çok yatırım yaptığı ülke, hem de Türkiyeye en çok yatırımın geldiği ülkelerden biri. MB verilerine göre Türkiyeye 2016da 6.9 milyar dolar doğrudan yatırım gelirken, bunun yüzde 13.9u (956 milyon dolar) Hollandadan geldi ve bu ülke ilk sırada yer aldı. Türkiyede sadece son 12 yılda 21 milyar dolarlık Hollanda yatırımı aldı. Toplam doğrudan yabancı yatırımlar (141.5 milyar dolar) içinde Hollanda 25.1 milyar dolarla yüzde 17.75 paya sahip.
Geçen yıl Türk sermayesinin en fazla doğrudan yatırım yaptığı ülkeler arasında Hollanda, ABDden sonra 816 milyon dolarla ikinci sırada yer alsa da bu ülke, toplamda Türk şirketlerinin en fazla doğrudan yatırım yaptığı ülkeler listesinin başında yer alıyor. Türk şirketlerinin Hollanda yatırımları birikimli olarak 12.5 milyar dolar civarında. Hollanda bu rakamla açık ara birinci sırada.
İhracatımızda 10uncu ithalatımızda 16ncı sırada
Hollanda ile ticari ilişkiler yatırımlar kadar olmasa da yine üst düzeyde seyrediyor. Türkiyenin Hollandaya yaptığı ihracat, son 10 yılda 2.1 milyar dolar ile 3.5 milyar dolar arasında değişti ve en yüksek değerini de 3 milyar 589 milyon dolarla geride bıraktığımız 2016 yılında gördü. Hollanda geçen yıl Türkiyenin en çok ihracat yaptığı 10uncu ülke oldu. Türkiye geçen yıl Hollandadan 3 milyar dolar ithalat gerçekleştirirken, bu rakam 198 milyar dolarlık ithalat içinde yüzde 1.5 pay aldı. Hollanda en çok ithalat yaptığımız 16ncı ülke oldu. Yaklaşık 500 bin Türkün yaşadığı Hollanda ile bozulan ilişkiler her iki tarafın da iş dünyasını tedirgin ediyor. Bu konuyla ilgili en somut değerlendirmeyi yapan Türk Hollanda Dostluk Derneği Başkanı Edip Hilmi Aktaş, konuyu Siyasetin bedelini dostluk ödemesin şeklinde özetledi.
Düşünün Antalyada mutlu bir Hollandalı
Hollanda aynı zamanda, Türkiyenin en önemli turist kaynaklarından birisi olma özelliği de taşıyor. Hatta 1980lerin başında TRT ve Turizm Bakanlığının Türkiyenin tanıtımı için Suavi Karaibrahimgile yaptırdığı şarkıda Düşünün Antalyada mutlu bir Hollandalı bir dize bile vardı. 2012 yılında 993 bin 179 Hollandalının geldiği Türkiyeye, 2013te 1 milyon, 2014te 1 milyon 19 bin Hollandalı turist ağırlandı. Hollandalı turist sayısı 2015te 943 bine, 2016de ise 717 bine geriledi.
İKV BAŞKANI AYHAN ZEYTİNOĞLU: KRİZ BİR AN ÖNCE AŞILMALI
İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu da Hollanda hükümetinin tutumunu eleştirirken, bu diplomatik krizin bir an önce aşılması yönündeki beklentisini iletti ve sorunun ikili ilişkilere zarar vermemesini diledi. Türkiyede faaliyet gösteren 2 bin 500 civarında Hollanda firması bulunduğunu, Hollandada ise 23 bin civarında Türkiye kökenli girişimcinin faaliyet gösterdiğini belirten Zeytinoğlu, Siyasi ve ekonomik bakımdan önemli birer müttefik olan Hollanda ve Türkiye arasındaki ilişkilerin en yakın zamanda düzeltilmesi iki tarafın da yararına dedi. Uluslararası Yatırımcılar Derneği YASEDden yapılan açıklamada da, Türkiye ve Hollanda arasındaki ilişkilerinin en kısa sürede diplomasi ve uluslararası kurallar çerçevesinde, sağduyu ile çözülmesini, yaşanan üzücü olayların tekrarlanmamasını temenni ediyoruz denildi.
DEİK BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN:
Sükunet ve suhuletle müzakere edilmeli
DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türkiyenin Aile ve Sosyal Yardım Bakanının Hollandada polis zoru ile ülke dışına çıkarılması ve Türk vatandaşlarına yapılan müdahaleyi sert bir şekilde kınadı. Vardan yaptığı açıklamada, Bakanımızın, diplomatik misyonumuzun ve vatandaşlarımızın maruz kaldığı bu çirkin muamele, dünya tarihine Hollandanın kara bir lekesi olarak yazılmıştır. Temenni ederiz ki bundan sonra süreçte akl-ı selim galip gelir; sükunet ve suhuletle meseleler müzakere edilerek, ileride telafisi zor durumlardan uzak kalınabilir dedi. Özyeğin: Seçim öncesi geçici siyasi davranış DEİK Türk-Hollanda İş Konseyi Başkanı Murat Özyeğin, Hollandanın tutumunu seçim öncesi geçici bir siyasi davranış olarak değerlendirdi ve kalıcı olmadığını umut ettiğini belirtti. Özyeğin, Hollandanın içinde bulunduğu siyasi atmosferin geçmesine paralel, onların da makul bir noktaya geleceğine inanmak istiyorum dedi.
TÜRK-HOLLANDA DOSTLUK DERNEĞİ BAŞKANI EDİP HİLMİ AKTAŞ:
Siyasetin bedelini dostluk ödemesin
Türkiye ile Hollanda arasında, 400 yılı aşan bir ilişkiler bütününün söz konusu olduğunu belirten Türk- Hollanda Dostluk Derneği Başkanı Edip Hilmi Aktaş, günümüzde bireysel ve uluslararası dostlukların oluşması ve gelişmesinin emek gerektirdiğini kaydederek, siyasetin bedelini dostluğun ödememesi gerektiğini bildirdi. TÜHOD olarak Hollanda polisinin, oradaki yurttaşlarımıza davranışını tasvip etmelerinin mümkün olmadığını vurgulayan Aktaş, bunu Türk ve Hollanda halkları arasındaki dostluğa sürülen kara leke olarak kabul ettiklerini söyledi. Her iki ülkenin, rahmetli Süleyman Demirelin tabiriyle, seçim sathı mailinde olması, siyasi beklentiler, popülist yaklaşımlar, diyetini dostluğun ödeyeceği bir siyasi kriz ile bizi karşı karşıya bıraktı diyen Edip Hilmi Aktaş, Burada, itidal çağrısında bulunan Sayın Başbakan Binali Yıldırıma katılmamak mümkün değil. Siyasi krizin diyeti ne ise siyaseten ödetin, anlaşın. Ancak, bunun diyetini dosluğun ödemesine izin vermeyin diye konuştu. Mayıs ayında Amasya, Tokat, Sivas ve Yozgatta Hollanda Büyükelçisi başkanlığında, Büyükelçilik ve TÜHOD Yönetim Kurulu üyelerinden oluşan bir heyet ile iş ve yatırım programı planladıklarının altını çizen Aktaş, Bakalım bu kriz, her iki ülke yararına olan böyle bir programı nasıl etkileyecek? Şu anda bunu öngörmek mümkün değil dedi. Türkiyede yaşayan ve çalışan binlerce Hollandalı yanı sıra Hollandadaki Türk vatandaşlarının sayısının 450 bin olduğunun altını çizen Aktaş, Bu insanların bulundukları ülkede dostluk içinde yaşaması, çalışması ve üretmesi o ülke yararınadır. Bu siyasi kriz sonrası, ekonomik ilişkileri cezalandırıyor muyuz, hayır! Niçin? Zira her iki ülkenin de bundan çıkarı var. O halde; siyasilere sesleniyorum: Ne olur siyasetin bedelini dostluğa ödetmeyin.
SICAK GELİŞMELER
Türkiye iki ayrı nota verdi
Dışişleri Bakanlığı, Hollandanın Türk bakanlara yönelik tavrı ve barışçıl toplantı hakkını kullanan Türk vatandaşlarına kötü muameleden dolayı bu ülkeye iki ayrı nota verdi. Notada, Türk bakanlara yönelik diplomatik nezaket ve uluslararası teamüle uymayan söz konusu muamelelerin, güçlü bir şekilde kınandığı ve bu uygulamalar konusunda Hollanda makamlarından resmi bir yazılı özür beklendiği bildirildi. Tazminat hakkının saklı tutulduğu belirtilen notada Türk bakanlar ve vatandaşlarına yönelik söz konusu ihlallerin araştırılması, ihlalleri yapanlar hakkında adli, idari ve cezai yaptırımlar uygulanması ve sonucunun Dışişleri Bakanlığına bildirilmesi talep edildi.
RUTTE: ÖZÜR YOK, DELİ MİSİN?
Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Türkiye'den özür dilemeyeceklerini söyledi. Rutte, bir TV programında, Türkiyenin özür dileyin çağrısının anımsatılması üzerine İlişkilerin yumuşatılmasından yanayız ama özür dileyerek değil. Deli misin? dedi. Rutte, Türkiyenin iki nota vermesi üzerine de, Türkiye hükümetinden tehditler geldiği sürece hiçbir zaman müzakere yapmayacağız dedi.
AB: TIRMANDIRMAYIN
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve AB Komisyonunun Genişleme ve Komşuluk Politikalarından Sorumlu Üyesi Johannes Hahn tarafından yapılan ortak açıklamada, Türkiye durumu daha da kötüye götürme riski doğuran, aşırı açıklamalar ve eylemlerden sakınmaya çağrıldı. Açıklamada, Türkiye ve bazı AB üyesi ülkeler arasında son günlerde yaşanan tansiyonun ardından, konunun daha fazla tırmandırılmasından kaçınmak ve durumun sakinleşmesi için yollar bulmak gerekmektedir denildi.
ÇELİKTEN SIĞINMACI ÇIKIŞI
Hollanda, Almanya ve AB ülkelerinde Türk bakanlara yönelik engellemeler ile yaşanan son gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunan AB Bakanı Ömer Çelik, Hollanda hükümeti tarafından suç işlenmiştir dedi. Çelik, Mogherinin açıklaması ile ilgili olarak, Olayı doğru bir şekilde değerlendirmemiş derken AB ile sığınmacı anlaşmasının gözden geçirilebileceğinin de sinyalini verdi. Çelik, Karadan geçişler konusunda Türkiye bence bu durumu yeniden değerlendirmeli dedi.
NATO: TARTIŞMA YATIŞTIRILMALI
NATO lideri Jens Stoltenberg, ittifakın iki üyesi Türkiye ve Hollandaya aralarındaki tartışmayı yatıştırma çağrısı yaptı. Stoltenberg, Güçlü argümanlar demokrasilerimizin özündedir fakat karşılıklı saygı da öyle. Bütün müttefikleri karşılıklı saygı göstermeye, sakin olmaya ve ölçülü yaklaşım göstermeye çağırıyorum. Gerilimin azaltılması ve ortamın sakinleştirilmesi adına artık bizi birleştiren şeylere yoğunlaşmamız önemli dedi.
RUSYADAN İTİDAL ÇAĞRISI
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putinin Sözcüsü Peskov, gazetecilere yaptığı açıklamada, iki ülke arasındaki tansiyonun düşürülmesi için hem Türkiye hem de Hollandayı itidalli ve yapıcı olmaya çağırdı. Peskov, Herhangi bir arabulucuya ihtiyaç olduğunu düşünmüyoruz... Bu durumdan sadece bu iki ülke çıkabilir ifadesini kullandı.
'EKONOMİK YARDIM ZOR'
Türk bakanların Avrupada referandum kampanyası yürütmesi ve Türk asıllı Alman gazeteci Deniz Yücelin gözaltına alınmasıyla ilgili açıklamalarda bulunan Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, Türkiye ile ekonomik yardım üzerinde çalışmaya devam etmenin zor olduğunu söyledi. AB bütçesinden 2014-2020 arasında Türkiyeye yaklaşık 4.5 milyar euroluk (18 milyar TL) kaynak aktarılması planlanıyordu.